This War of Mine PC oyunudur. Ayrıca içerisinde The Alters oyunu ile birlikte bulunmaktadır. (2 ana oyun)
- Sağlam Oyun güvencesiyle steam üzerinden oynanmaktadır.
- Anında teslim edilir, hemen oynamaya başlayabilirsiniz.
- Tek oyun satın aldığınızda süresiz olarak hesabınıza eklenir.
Bazı oyunlar sizi güçlü hissettirmek için tasarlanır; bazıları ise gücünüzün sınırlarını göstermek için. This War of Mine, savaş temasını cephedeki bir askerin gözünden değil, kuşatma altındaki bir şehirde hayatta kalmaya çalışan sivillerin kırılgan dünyasından anlatır. Bir merminin sesi kadar, açlığın sessizliği de bu oyunda gerçektir. Günün birinde, “Bir gece daha dayanırsak her şey düzelecek” umuduyla başladığınız yolculuk, kısa sürede daha zor bir soruya dönüşür: “İnsan kalmak için ne kadar fedakârlık yapabilirim?”
Oyun Videosu
Oyun Bilgileri
Oyun Yapımcısı (Geliştirici): 11 bit studios
Yayıncı: 11 bit studios
Çıkış Tarihi: 14 Kasım 2014
Platform: PC (Windows), macOS, SteamOS + Linux
Türkçe Dil Desteği: Var
Bir Savaş Oyunu Değil, Savaşın İçinde Hayatta Kalma Hikâyesi
This War of Mine, “savaş oyunu” beklentisini bilinçli şekilde ters yüz eder. Burada hedef, rakip üsleri ele geçirmek ya da en yüksek skoru yapmak değildir. Hedef, ertesi sabaha uyanacak kadar yiyecek bulmak; hastalanan birini ilaçsız da olsa ayakta tutmak; donmamak için ısıtıcı yakmak; bir yandan da eviniz dediğiniz sığınağın duvarlarını güçlendirmektir. Üstelik bu ihtiyaçlar asla tek tek gelmez. Tam bir sorunu çözmüş gibi hissederken, başka bir eksik aniden ortaya çıkar.
Oyun, size sürekli küçük ama ağır kararlar sunar. Bazen bir çocuğa yardım etmek, kendi ekibinizin aç kalması demektir. Bazen bir evden yiyecek almak, masum insanların hayatını altüst edebilir. Bazen de hiçbir şey yapmamak, vicdanı korurken ekibi kaybetmeye kadar gider. Bu gerilim, oyunun “hayatta kalma” kavramını yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir mücadeleye dönüştürmesinden gelir.
Gündüz ve Gece Döngüsü: Rutin Gibi Görünen, Kriz Gibi Yaşanan Saatler
Oyunun ritmi, gün ve gece döngüsü üzerine kurulur. Gündüzleri dışarı çıkmak çoğu zaman imkânsızdır; keskin nişancılar, sokakları ölümcül bir koridora çevirir. Bu saatler, sığınakta kalıp hayatı düzenlediğiniz zamanlardır: üretim planı yapar, elinizdeki malzemeyi sayar, barınma koşullarını iyileştirir, karakterlerin ihtiyaçlarını takip edersiniz. Gece olunca ise risk başlar; birini dışarı gönderip yağmalama yaparsınız. Geri kalanlar sığınakta nöbet tutar ya da uyur. Bu basit döngü, her gün farklı bir belirsizlikle sınanır.
“Bugün ne yapmalıyım?” sorusu oyunun en önemli sorusudur. Çünkü her gün aynı kaynakları bulamazsınız. Her gece aynı yere giderseniz, bir gün boş dönebilirsiniz. Bir gece sessiz geçen sokak, ertesi gece silahlı insanlar tarafından tutulabilir. Dolayısıyla oyun, sizi ezber yapmaya değil, duruma göre karar vermeye zorlar.
Sığınak Yönetimi: Üretim, Isı, Yatak ve Umut
Sığınak, sadece bir “merkez üs” değildir; hayatta kalmanın fiziksel altyapısıdır. Burada kurduğunuz her sistem, bir sonraki günün kaderini değiştirebilir. Bir ocak kurmak, çiğ malzemeyi pişirip daha verimli kullanmanızı sağlar. Bir yatak yapmak, yorgunluğu azaltır ve karakterlerin ertesi gece daha güçlü olmasına yardım eder. Atölye benzeri üretim alanları, araç gereç geliştirmenizi ve savunmayı güçlendirmenizi mümkün kılar. Bazı günler “daha iyi yemek” yerine “daha güvenli kapı”yı seçmeniz gerekebilir.
Isı yönetimi oyunun en kritik taraflarından biridir. Soğuk arttıkça hastalık riski büyür; hasta bir karakter hem verimsizleşir hem de ilaç olmadan hızla kötüleşebilir. Ayrıca moral sistemi de önemlidir: açlık, korku, suçluluk ve kayıp duygusu; karakterlerin psikolojisini etkiler. Depresyona sürüklenen biri görevleri aksatabilir, hatta kontrolünüzün dışına taşan davranışlar gösterebilir. Bu yüzden sığınakta yaptığınız her iyileştirme, yalnızca “istatistik” değil, bir yaşam kalitesi hamlesidir.
Kaynak yönetimi: Malzeme, parça, odun, ilaç, yiyecek gibi kalemleri dengelemek gerekir.
Görev dağılımı: Her karakterin fiziksel gücü, becerisi ve ruh hali farklıdır; doğru işi doğru kişiye vermek hayati önem taşır.
Güvenlik: Gece baskınlarına karşı nöbet ve savunma hazırlığı yapmak, bir gecede her şeyi kaybetmenizi önleyebilir.
Yağmalama Seferleri: Sessizlik, Gölge ve İhtiyaç
Gece seferleri, oyunun en gerilimli anlarını oluşturur. Dışarı çıktığınızda amaç basittir: yararlı eşya bulup geri dönmek. Fakat uygulama asla basit değildir. Bazı bölgeler terk edilmiş görünür; bazıları ise başkaları tarafından zaten “paylaşılmıştır”. Bazen sessiz ilerlemek zorundasınızdır; çünkü çatışma, bu oyunda çoğu zaman “kazanmak” değil “kayıpları büyütmek” anlamına gelir.
Yağmalamada en değerli şey her zaman yiyecek değildir. Bir gün ilaç, ertesi gün odun; başka bir gün ise sadece birkaç parça malzeme… Hangi eşyayı alacağınıza karar vermek bile başlı başına bir stratejidir. Çantanızın kapasitesi sınırlıdır. Bu yüzden her sefer, “hepsini al” değil, “en çok işe yarayanı seç” oyunudur.
Risk analizi: Tehlikeli bir bölgeden çok şey getirebilirsiniz ama kayıp verme ihtimali yüksektir.
Zaman baskısı: Gece biter; geri dönemezseniz sonuçları ağır olabilir.
İnsan faktörü: Karşınıza çıkan kişiler, bazen ticaret fırsatı, bazen etik bir sınav, bazen de doğrudan tehdittir.
Kararlar ve Vicdan: Kazanç mı, İnsanlık mı?
This War of Mine’ın en güçlü tarafı, sizi “doğru” ile “işe yarar” arasında bırakmasıdır. Bir evde yaşlı bir çiftin son yiyecekleri duruyorsa, onları almak ekibinizi kurtarabilir; ama o insanların kaderini değiştirebilir. Sokakta yardım isteyen birine yaklaşmak, insani bir refleks gibi görünür; ancak kaynaklarınız kısıtlıysa bu yardım, kendi sığınağınıza zarar verebilir. Oyunun amacı sizi suçlamak değil; savaşın sivil hayatı nasıl etik ikilemlere sürüklediğini hissettirmektir.
Bu nedenle, her oyuncunun hikâyesi farklı bir ağırlık taşır. Birinin oyunu “en verimli rota”yı bulmak üzerine ilerler; bir başkası ise “kimseye zarar vermeden dayanmak” ister. Ne seçerseniz seçin, oyun size seçimlerin sonuçlarını hissettirir: bazen kısa vadede kazanç, uzun vadede moral çöküşüne dönüşür; bazen de moralinizi koruyup kaynak kaybıyla yüzleşirsiniz.
Tekrar Oynanabilirlik: Aynı Şehir, Farklı İnsanlar, Yeni Sonuçlar
Oyunun tekrar oynanabilirliği, farklı karakter kombinasyonları, değişen başlangıç koşulları ve olayların her seferinde aynı sırayla gelmemesiyle güçlenir. Bu, her yeni oyunda başka bir “hayatta kalma dili” öğrenmeniz demektir. Bazı karakterler daha dayanıklı olabilir; bazıları daha iyi üretim yapar; bazıları ise daha hızlı toparlanır. Bu çeşitlilik, stratejinizi sürekli güncellemenize neden olur.
Ayrıca “en iyi plan” diye bir şey yoktur. Çünkü savaşın içinde, planlar çoğu zaman bir gecede bozulur. Bu belirsizlik, oyunu taze tutar ve her başarılı kaçışın ardında “bu seferlik kurtuldum” hissini bırakır.
Sanat Tasarımı ve Atmosfer: Kömür Karası Bir Masal
This War of Mine, görsel dilini abartılı efektlerle değil, sade ama vurucu bir atmosferle kurar. Şehrin yıkıntıları, karanlık odalar, soğuk duvarlar ve boş sokaklar; savaşın günlük hayata nasıl çöktüğünü gösterir. Oyunun stilinde keskin, “kömür kalemi” tadında bir estetik hissedilir. Bu yaklaşım, sadece güzel görünmek için değil; hikâyenin ruhunu taşımak için vardır.
Ses tasarımı da aynı şekilde ölçülüdür. Sessizlik bazen müzikten daha etkili olur. Bir kapının gıcırtısı, uzaktan gelen patlama, gece baskınında duyulan ayak sesleri… Bunlar, oyunun gerilimini bağırmadan yükseltir. Sonuç olarak, This War of Mine sizi yalnızca oynatmaz; içinde yaşatır.
Final Cut İçeriği ve Genişleyen Deneyim
Oyunun güncel hâli, “Final Cut” yaklaşımıyla genişletilmiş bir deneyim sunar. Bu kapsamda, daha önce yayımlanan güncellemeler ve ücretsiz genişlemeler tek bir çatı altında toplanırken; senaryoların çeşitliliği de artar. Klasik bölgelerin elden geçirilmesi, yeni bir senaryo ve yeni bir karakter gibi eklemeler, oyunun taze kalmasına yardımcı olur. Ayrıca orijinal (vanilla) deneyime dönmek isteyenler için daha sade bir oynanış seçeneği de önemlidir.
Yenilenmiş klasik bölge düzenleri ve daha temiz bir akış
Yeni bir klasik senaryo ve yeni bir karakterle farklı bir başlangıç hissi
Orijinal oyuna eklenen yeni görevler ve yeni mekânlarla daha zengin olay örgüsü
Daha “saf” bir deneyim isteyenler için vanilla oynanış seçeneği
Eğer oyunu daha önce oynadıysanız, Final Cut kapsamındaki bu dokunuşlar “aynı şehirde farklı bir rota” hissini güçlendirir. İlk kez başlayacak oyuncular içinse, bu sürüm daha dolu ve oturmuş bir deneyim anlamına gelir.
Kimler Oynamalı?
This War of Mine; zorlayıcı hayatta kalma sistemlerini, güçlü atmosferi ve kararlar üzerinden ilerleyen anlatımı seven oyuncular için özel bir yerde durur. Hızlı aksiyon arayanlar için temposu ağır gelebilir; fakat duygusal ağırlığı olan, düşündüren, her gecenin sonunda “bugün ne yaptım?” sorusunu sorduran oyunları sevenler için unutulmaz bir deneyime dönüşür.
Kaynak yönetimi ve sığınak geliştirme sevenler
Atmosfer ve hikâye ağırlıklı deneyim arayanlar
Seçimlerin sonuçlarını gerçekten hissetmek isteyenler
Zorluğu “adil ama acımasız” türde oyunlardan hoşlananlar
PC Sistem Gereksinimleri
Minimum (Windows)
64-bit işlemci ve işletim sistemi gerektirir
İşletim Sistemi: Windows 7/8/10
İşlemci: 2.4 GHz Dual Core
Bellek: 2 GB RAM
Ekran Kartı: GeForce GTX 260 / Radeon HD 5770, 1024 MB, Shader Model 3.0
Ses Kartı: DirectX uyumlu
Önerilen (Windows)
64-bit işlemci ve işletim sistemi gerektirir
İşletim Sistemi: Windows 7/8/10
İşlemci: 2.5+ GHz Quad Core
Bellek: 4 GB RAM
Ekran Kartı: NVIDIA GTX 660 veya daha iyisi / Radeon HD 7950 veya daha iyisi, Shader Model 3.0
DirectX: 9.0c
Ses Kartı: DirectX uyumlu
Not: Steam istemcisi, 1 Ocak 2024 itibarıyla Windows 10 ve sonrası sürümleri desteklemektedir.
This War of Mine İnceleme
Bazı oyunlar sizi güçlü hissettirmek için tasarlanır; bazıları ise gücünüzün sınırlarını göstermek için. This War of Mine, savaş temasını cephedeki bir askerin gözünden değil, kuşatma altındaki bir şehirde hayatta kalmaya çalışan sivillerin kırılgan dünyasından anlatır. Bir merminin sesi kadar, açlığın sessizliği de bu oyunda gerçektir. Günün birinde, “Bir gece daha dayanırsak her şey düzelecek” umuduyla başladığınız yolculuk, kısa sürede daha zor bir soruya dönüşür: “İnsan kalmak için ne kadar fedakârlık yapabilirim?”
Oyun Bilgileri
Bir Savaş Oyunu Değil, Savaşın İçinde Hayatta Kalma Hikâyesi
This War of Mine, “savaş oyunu” beklentisini bilinçli şekilde ters yüz eder. Burada hedef, rakip üsleri ele geçirmek ya da en yüksek skoru yapmak değildir. Hedef, ertesi sabaha uyanacak kadar yiyecek bulmak; hastalanan birini ilaçsız da olsa ayakta tutmak; donmamak için ısıtıcı yakmak; bir yandan da eviniz dediğiniz sığınağın duvarlarını güçlendirmektir. Üstelik bu ihtiyaçlar asla tek tek gelmez. Tam bir sorunu çözmüş gibi hissederken, başka bir eksik aniden ortaya çıkar.
Oyun, size sürekli küçük ama ağır kararlar sunar. Bazen bir çocuğa yardım etmek, kendi ekibinizin aç kalması demektir. Bazen bir evden yiyecek almak, masum insanların hayatını altüst edebilir. Bazen de hiçbir şey yapmamak, vicdanı korurken ekibi kaybetmeye kadar gider. Bu gerilim, oyunun “hayatta kalma” kavramını yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir mücadeleye dönüştürmesinden gelir.
Gündüz ve Gece Döngüsü: Rutin Gibi Görünen, Kriz Gibi Yaşanan Saatler
Oyunun ritmi, gün ve gece döngüsü üzerine kurulur. Gündüzleri dışarı çıkmak çoğu zaman imkânsızdır; keskin nişancılar, sokakları ölümcül bir koridora çevirir. Bu saatler, sığınakta kalıp hayatı düzenlediğiniz zamanlardır: üretim planı yapar, elinizdeki malzemeyi sayar, barınma koşullarını iyileştirir, karakterlerin ihtiyaçlarını takip edersiniz. Gece olunca ise risk başlar; birini dışarı gönderip yağmalama yaparsınız. Geri kalanlar sığınakta nöbet tutar ya da uyur. Bu basit döngü, her gün farklı bir belirsizlikle sınanır.
“Bugün ne yapmalıyım?” sorusu oyunun en önemli sorusudur. Çünkü her gün aynı kaynakları bulamazsınız. Her gece aynı yere giderseniz, bir gün boş dönebilirsiniz. Bir gece sessiz geçen sokak, ertesi gece silahlı insanlar tarafından tutulabilir. Dolayısıyla oyun, sizi ezber yapmaya değil, duruma göre karar vermeye zorlar.
Sığınak Yönetimi: Üretim, Isı, Yatak ve Umut
Sığınak, sadece bir “merkez üs” değildir; hayatta kalmanın fiziksel altyapısıdır. Burada kurduğunuz her sistem, bir sonraki günün kaderini değiştirebilir. Bir ocak kurmak, çiğ malzemeyi pişirip daha verimli kullanmanızı sağlar. Bir yatak yapmak, yorgunluğu azaltır ve karakterlerin ertesi gece daha güçlü olmasına yardım eder. Atölye benzeri üretim alanları, araç gereç geliştirmenizi ve savunmayı güçlendirmenizi mümkün kılar. Bazı günler “daha iyi yemek” yerine “daha güvenli kapı”yı seçmeniz gerekebilir.
Isı yönetimi oyunun en kritik taraflarından biridir. Soğuk arttıkça hastalık riski büyür; hasta bir karakter hem verimsizleşir hem de ilaç olmadan hızla kötüleşebilir. Ayrıca moral sistemi de önemlidir: açlık, korku, suçluluk ve kayıp duygusu; karakterlerin psikolojisini etkiler. Depresyona sürüklenen biri görevleri aksatabilir, hatta kontrolünüzün dışına taşan davranışlar gösterebilir. Bu yüzden sığınakta yaptığınız her iyileştirme, yalnızca “istatistik” değil, bir yaşam kalitesi hamlesidir.
Yağmalama Seferleri: Sessizlik, Gölge ve İhtiyaç
Gece seferleri, oyunun en gerilimli anlarını oluşturur. Dışarı çıktığınızda amaç basittir: yararlı eşya bulup geri dönmek. Fakat uygulama asla basit değildir. Bazı bölgeler terk edilmiş görünür; bazıları ise başkaları tarafından zaten “paylaşılmıştır”. Bazen sessiz ilerlemek zorundasınızdır; çünkü çatışma, bu oyunda çoğu zaman “kazanmak” değil “kayıpları büyütmek” anlamına gelir.
Yağmalamada en değerli şey her zaman yiyecek değildir. Bir gün ilaç, ertesi gün odun; başka bir gün ise sadece birkaç parça malzeme… Hangi eşyayı alacağınıza karar vermek bile başlı başına bir stratejidir. Çantanızın kapasitesi sınırlıdır. Bu yüzden her sefer, “hepsini al” değil, “en çok işe yarayanı seç” oyunudur.
Kararlar ve Vicdan: Kazanç mı, İnsanlık mı?
This War of Mine’ın en güçlü tarafı, sizi “doğru” ile “işe yarar” arasında bırakmasıdır. Bir evde yaşlı bir çiftin son yiyecekleri duruyorsa, onları almak ekibinizi kurtarabilir; ama o insanların kaderini değiştirebilir. Sokakta yardım isteyen birine yaklaşmak, insani bir refleks gibi görünür; ancak kaynaklarınız kısıtlıysa bu yardım, kendi sığınağınıza zarar verebilir. Oyunun amacı sizi suçlamak değil; savaşın sivil hayatı nasıl etik ikilemlere sürüklediğini hissettirmektir.
Bu nedenle, her oyuncunun hikâyesi farklı bir ağırlık taşır. Birinin oyunu “en verimli rota”yı bulmak üzerine ilerler; bir başkası ise “kimseye zarar vermeden dayanmak” ister. Ne seçerseniz seçin, oyun size seçimlerin sonuçlarını hissettirir: bazen kısa vadede kazanç, uzun vadede moral çöküşüne dönüşür; bazen de moralinizi koruyup kaynak kaybıyla yüzleşirsiniz.
Tekrar Oynanabilirlik: Aynı Şehir, Farklı İnsanlar, Yeni Sonuçlar
Oyunun tekrar oynanabilirliği, farklı karakter kombinasyonları, değişen başlangıç koşulları ve olayların her seferinde aynı sırayla gelmemesiyle güçlenir. Bu, her yeni oyunda başka bir “hayatta kalma dili” öğrenmeniz demektir. Bazı karakterler daha dayanıklı olabilir; bazıları daha iyi üretim yapar; bazıları ise daha hızlı toparlanır. Bu çeşitlilik, stratejinizi sürekli güncellemenize neden olur.
Ayrıca “en iyi plan” diye bir şey yoktur. Çünkü savaşın içinde, planlar çoğu zaman bir gecede bozulur. Bu belirsizlik, oyunu taze tutar ve her başarılı kaçışın ardında “bu seferlik kurtuldum” hissini bırakır.
Sanat Tasarımı ve Atmosfer: Kömür Karası Bir Masal
This War of Mine, görsel dilini abartılı efektlerle değil, sade ama vurucu bir atmosferle kurar. Şehrin yıkıntıları, karanlık odalar, soğuk duvarlar ve boş sokaklar; savaşın günlük hayata nasıl çöktüğünü gösterir. Oyunun stilinde keskin, “kömür kalemi” tadında bir estetik hissedilir. Bu yaklaşım, sadece güzel görünmek için değil; hikâyenin ruhunu taşımak için vardır.
Ses tasarımı da aynı şekilde ölçülüdür. Sessizlik bazen müzikten daha etkili olur. Bir kapının gıcırtısı, uzaktan gelen patlama, gece baskınında duyulan ayak sesleri… Bunlar, oyunun gerilimini bağırmadan yükseltir. Sonuç olarak, This War of Mine sizi yalnızca oynatmaz; içinde yaşatır.
Final Cut İçeriği ve Genişleyen Deneyim
Oyunun güncel hâli, “Final Cut” yaklaşımıyla genişletilmiş bir deneyim sunar. Bu kapsamda, daha önce yayımlanan güncellemeler ve ücretsiz genişlemeler tek bir çatı altında toplanırken; senaryoların çeşitliliği de artar. Klasik bölgelerin elden geçirilmesi, yeni bir senaryo ve yeni bir karakter gibi eklemeler, oyunun taze kalmasına yardımcı olur. Ayrıca orijinal (vanilla) deneyime dönmek isteyenler için daha sade bir oynanış seçeneği de önemlidir.
Eğer oyunu daha önce oynadıysanız, Final Cut kapsamındaki bu dokunuşlar “aynı şehirde farklı bir rota” hissini güçlendirir. İlk kez başlayacak oyuncular içinse, bu sürüm daha dolu ve oturmuş bir deneyim anlamına gelir.
Kimler Oynamalı?
This War of Mine; zorlayıcı hayatta kalma sistemlerini, güçlü atmosferi ve kararlar üzerinden ilerleyen anlatımı seven oyuncular için özel bir yerde durur. Hızlı aksiyon arayanlar için temposu ağır gelebilir; fakat duygusal ağırlığı olan, düşündüren, her gecenin sonunda “bugün ne yaptım?” sorusunu sorduran oyunları sevenler için unutulmaz bir deneyime dönüşür.
PC Sistem Gereksinimleri
Minimum (Windows)
Önerilen (Windows)
Not: Steam istemcisi, 1 Ocak 2024 itibarıyla Windows 10 ve sonrası sürümleri desteklemektedir.
Abonelik Süresi: gün | Fiyat Tipi: single
Yorumlar
Henüz bu ürüne yorum yapılmamış.